Kovid-19 pandemisi sırasında uzaktan/evden çalışma pratiklerinin yaygınlaşmasıyla birlikte iş hayatında güven konusunun önemi daha da arttı. Herhangi bir güven ilişkisinde olduğu gibi, işte güvenin de farklı boyutları var: çalışanlar arasında güven, yöneticilere güven, kuruma güven… Yöneticilere teklif edilmesi dahi cesaret isteyen uzaktan çalışma modelinin pandemi döneminde mecburen yaygınlaşmasıyla işveren ve çalışan arasındaki güveni test eden ve çoğu iş sözleşmesinin yabancı kaldığı yeni durumlara şahit olmaya başladık. Salgın süresince işten çıkarma yasak olmasına rağmen ücretsiz izin adı altında işyerinden uzaklaştırılanlar da oldu, “Artık ofise dönün” çağrısına uymayan çalışanların işine son verilmesi politikasını benimseyen küresel firmalar da. Bir yandan da çalışma eylemi bireyselleştikçe, mekânsal kopuşlar çoğaldıkça kâğıt üzerinde aynı yerde çalışan insanların dahi birbirleriyle sosyal olarak ilişki kurmaları zorlaştı. Bütün bu gelişmeler çalışanlar arasındaki güven ilişkisinin nasıl kurulduğu sorusunun aciliyetini ve önemini artırdı.
Çalışanlar arasında temeli sağlam bir güven duygusunun varlığı, çalışan performansını ve iletişimini artırıyor. Böylelikle güven temelli sosyal ilişkiler kurumun sorunsuz ve verimli işleyişine büyük katkı yapıyor. Yapılan çalışmalar günümüzde insanların gerek kurumlara gerekse de birbirlerine karşı güvenlerinin zayıfladığını gösteriyor. Artan şiddet olaylarını, dolandırıcılık eylemlerini bu durumun semptomları olarak okumak mümkün. Bu güvenin yeniden tesisi elbette ki uzun vadeli ve geniş çaplı kurumsal çabaların sonucunda mümkün olabilecek. Tam da böyle bir konjonktürde kişiler arası güveni mesele edinen ve bu yönde kurumsal çabalara yön gösterme potansiyeli taşıyan çalışmalar çok kıymetli.
Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Arzu Wasti, London Business School’dan Judy Qui ve Selin Kesebir ile yine Sabancı Üniversitesi öğretim üyelerinden Gül Günaydın ve Emre Selçuk’un ortak çalışması da işyerlerinde insanların birbirilerine duyduğu güvenin önemine dair tartışmaları bir adım ileriye taşıyarak konuya toplumsal cinsiyet perspektifinden yaklaşıyor. “Kişiler Arası Güvende Toplumsal Cinsiyet Farklılıkları” adını taşıyan makale, kadınlar ve erkeklerin kendini açma/ifade etme ve iyi niyete farklı derecede önem atfettiği ortaya koyuyor ve bu durumun işyerindeki yansımalarına bakıyor.
Kendini açmada rahatlık, kadın çalışanlar için güvenilirliğin temel niteliklerinden
Güven ilişkisinin gerektirdiği düşünülen belli başlı ortak davranış kalıpları/türleri var. Hemen aklımıza gelebilecek örnekler:
Reddedilebileceğimizi, kabul görmeyebileceğimizi ya da kendimize karşı kullanılabileceğini bile bile en derinlerimizdeki duygu ve düşüncelerimizi başkasına açmamız.
Olumsuz özeleştirilerimizi paylaşmamız.
Bizi zorlayan konularda çekinmeden yardım istememiz.
İşyerlerinde de güvenin iki belirgin davranışsal boyutundan biri olarak kendini açmaya dayalı güvenden bahsetmek mümkün. Kendini açmaya dayalı güven, kişinin kendisine ve işe dair bazı hassas bilgileri, düşüncelerini ve kaygılarını çalışma arkadaşıyla kendi isteğiyle paylaşmasını kapsıyor. Yaklaşık 800 kişiyle yapılan, dört araştırmayla desteklenen bu makaleye göre kadın çalışanların karşılarındaki kişiye güven duymasında kendini karşısındakine rahatça açabilmek ve karşısındakinden de aynı rahatlığı görebilmek erkek çalışanlarda olduğundan daha etkili.
Açıklığı erkekler zayıflık olarak görüyor
Kadın ve erkek çalışanların bakışları arasındaki bu farklılıkta elbette ki kişinin yetiştiği çevre ve toplumun cinsiyetlere yüklediği rollerin de hayli büyük payı var. “Erkekler ağlamaz” ön kabulünün yaygın olduğu birçok toplumda erkeğin içini dökmesi, ilerde aleyhime kullanılır korkusu olmadan bir başkasına duygu ve düşüncelerini anlatması zayıflık olarak görülüyor. Kadınlar ise kendini açmayı, aklından ve kalbinden geçenleri samimiyetle paylaşmayı nitelikli bir ilişkinin olmazsa olmazı olarak görüyor.
Kadın çalışanlar için iyi niyet yoksa güven de yok
Kadınlar açısından güven ilişkisinin ikinci davranışsal boyutunu iyi niyet oluşturuyor. Kadınlar iyi niyetli gördükleri kişilere karşı daha güçlü bir güven duygusu geliştiriyor çünkü bu tarz insanlara içini daha rahatça dökebiliyor. Çalışmaya katılan kadın çalışanların fazla güvenmedikleri iş arkadaşlarını “iyi niyetten yoksun olarak” nitelemeleri de iyi niyete dayalı bulunmayan ilişkilerin kadın çalışanlara güven vermediğinin bir göstergesi.
İnsan Kaynakları’nın dikkatine
İşyerindeki güven ilişkilerinin nasıl kurulduğuna bir de toplumsal cinsiyet gözlüğünden bakarak yaklaşmak ve insan kaynakları departmanlarını bu yönde teşvik etmek kurumların da yararına. Çünkü kişiler arası güven hem kurumların performansını yukarı çekiyor hem de iş tatminini ve çalışan esenliğini artıyor. İş arkadaşlarına veya yöneticilerine güvenen, onlar karşısında kendini çekinmeden ifade edebilen çalışanlar hayatlarından oldukça memnun ilerlerken, tam tersi durumdakiler daha tatmin edici bir ortam arayışıyla başka bir iş peşine düşüyor.
Özetle, çalışma ortamında düşüncelerini ve hislerini içtenlikle ifade edebilen kadınları duygusallıkla suçladığımız günler geride kalmalı. Keza bunu daha az yapabilen erkek çalışanlara “işe duygularını karıştırmayan profesyoneller” ekstra payeler yüklemekten vazgeçmeli. Böylelikle işyerlerinde ve çalışma ortamlarında güven temelli kapsayıcı, istikrarlı ve üretken çalışma kültürleri yaratmak daha kolaylaşabilir.
Anahtar bulgular
- İş yerlerinde güven ortamının olması çalışan esenliğini ve bağlılığını artırıyor.
- Güven temelli sosyal ilişkilerin nitelikleri erkekler ve kadınlar arasında farklılık gösteriyor.
- Kadın çalışanlar, iş arkadaşlarıyla güven ilişkilerinde duygu ve düşünceleri çekinmeden ifade edebilecek rahatlığı yakalamaya daha çok önem veriyor.
- Kadın çalışanların birine güvenme kıstasları arasında iyi niyet daha büyük rol oynuyor.
Makalenin tamamı için:
Qiu, J., Kesebir, S., Günaydin, G., Selçuk, E., & Wasti, S. A. (2022). Gender differences in interpersonal trust: Disclosure behavior, benevolence sensitivity and workplace implications. Organizational Behavior and Human Decision Processes, 169, Article 104119.
Etiketler Arzu Wasti Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Sabancı Business School Örgütsel davranış Toplumsal cinsiyet- Log in to post comments